Bak Bakalım Blogumda Var mı?

Benden Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benden Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2016 Çarşamba

Hoşgeldin Yeni Yaşım...

doğum günüm ile ilgili görsel sonucu

24 Temmuz 2015 Cuma

Hakkimda Bilmediginiz 11 Sey...

Herkese mutlu Cumalar, uzuuunca bir aradan sonra "Yaşasın Cuma" moduna girmiş bulunmaktayım :))

Sevgili Kozmetik Psikolojisi, beni, hakkımda bilinmeyenleri öğrenmenize yönelik bir mimde etiketlemişti. Kendisine çok teşekkür ediyor ve hemen soruları cevaplamaya geçiyorum :)

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Nerede Kalmistik?

Uzun sayılabilecek bir aranın ardından hepinize merhaba. Hayat bazen kötü sürprizler yapabiliyor bizlere. Ne yazık ki, geçtiğimiz günlerde bir kötü sürprizle de biz karşılaştık.

9 Şubat 2015 Pazartesi

Döndüm...

Geçtiğimiz hafta ma-aile yakalandığımız gribal enfeksiyonundan yavaş yavaş kurtulmaya başladık. Kışın, ilk ve şiddetli gribiydi. Gökçe de ilk kez bu kadar kötü bir rahatsızlık geçirmiş oldu.

Neyse ki, şimdi hepimiz toparlıyoruz. Bu süre zarfında sosyal medyadan uzak kaldım, yavaş yavaş kim, neler yapmış, göz atıyor olucam.



Merak eden, arayan-soran arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

Herkese sevgiler...

Dipnot: Çekilişim, devam ediyor. Katılım şartlarını yerine getirdikten sonra yorum bırakmayı unutmayın. Bu arada, yorumlarını henüz yayınlayamadığım katılımcıların yorumlarını da inceleyip onaylıyor olucam...


8 Ocak 2015 Perşembe

Happy Box 2015- Yeni Yıl Etkinliği

Geçtiğimiz haftalarda sevgili blogger Melodram'ın "Happy Box" etkinliği hakkındaki yazısını okuyunca hemen katılmak istedim. Bunda sevgili Dolunay ablamın etkisi de büyük tabii. Geçen yıl, başka bir blogger arkadaşımın düzenlediği yeni yıl etkinliğinde eşleştiğim Dolunay ablamla tanışma ve arkadaş olma fırsatını yakaladım :))

Bu yılki etkinlikte eşleştiğim arkadaşım ise Kahve Kokulu Kitap blogunun yazarı sevgili Tuğçe oldu. Tam bir kitapsever olan Tuğçe için blogunu ve instagram sayfasını inceleyerek, kendisine ve tarzına uyan hediyeler seçmeye çalıştım. Kendisinin, hediyelerimi çok beğendiğini, ince düşünülmüş ciciler olduğunu belirten mailini aldığımda tam anlamıyla "Ohh..." dedim, "Gerçekten beğenmiş..."

Tuğçe'den gelen hediyelerim ise benim de gerçekten çok beğendiğim hediyeler oldu. Kutuyu açtığımda, O'nun da blogumu ve tarzımı incelediğini farkettim. Gerçekten her biri ayrı ayrı hoşuma giden parçalardan oluşuyor.


Bu güzel etkinliği düzenlediği için sevgili Melodram'a, cici hediyeleri için de sevgili Tuğçe'ye çok teşekkürler...

Siz, bu tarz etkinliklere katıldınız mı, neler düşünüyorsunuz?










1 Ocak 2015 Perşembe

Hoşgeldin 2015


Turuncu rengin pozitif karakteri bloguma da yansımalı düşüncesiyle, yeni yıl kutlama mesajım sıcacık, neşe dolu bu resim olsun istedim :)


Ayrıca, resim üzerindeki, her bir yıldız, 2015'ten beklentilerimi yansıtıyor. Huzur, sağlık, mutluluk, şans, başarı ve bol bol seyahat beklentilerimin yanısıra ülkem için, sizler için ve diğer sevdiklerim için de isteklerim var orada :)

Umuyorum, henüz birkaç saat önce "Merhaba" dediğimiz yeni yıl;

1- Uzun zamandır peşinde koştuğumuz şeyleri bize verir,
2- "Hayatımda  1 kerecik olsun...." dediğimiz şeylere kavuşturur,
3- "Aman aman, bizden uzak olsun..." dediğimiz şeylerden uzak tutar,
4- "Ah keşke..." dediğimiz umutlarımızla buluşturur,
5- "Hadi canım...." ya da "Vay bee..." diyeceğimiz şeyleri abartmadan, hayal kırıklığına uğratmadan yaşatır,
6- Her anımızı dolu dolu yaşatacak fırsatlar verir,
7- Hayatımızda kıymetli olan ne varsa, bizimle kalmalarına izin verir,
8- "Öfke, nefret, kin, savaş" gibi kelimelerin anlamlarını, sadece sözlükten okuduğumuzda hatırlamamızı sağlar,
9- Bizim O'nu, coşku, sevgi ve umutla karşıladığımız gibi karşılar,
10- "Tüh bee... "dememize fırsat vermeden, "Oh bee..." yi söylememize yardım eder....

Ve bu liste uzar gider :) Sevdiklerimizi almadan, onlarla birlikte çooook güzel vakitler geçirmemizi sağlasın değil mi yeni yıl, önceliklerimizden biri de bu...

Mutlu yıllar...

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Tebrik...




Birlikte geçireceğimiz nice güzel bayramlara...

Dipnot: Siz, bu yazımı okurken ben çoktaaan mavi ve yeşilin müthiş uyum yakaladığı Karadeniz turumuza başladım bile. Bakalım 9 yıl önce gittiğim Karadeniz bu defa bana neler katacak :) Blogumu boşlamıyorum tabii, planlanmış yazılarım sizinle buluşmayı bekliyor. Bu arada beni blog dışından da takip etmek isteyen için; facebook, twitter ve instagram adreslerim de bunlar...

Sevgiler...

15 Nisan 2014 Salı

Döndüm...

Bu yıl, benim için gerçekten çok yoğun geçiyor. Bir de (çok şükür ki) her güzel olayın üst üste gelmesi nedeniyle yoğunluğum katlanarak artıyor. Son dönemlerde ev satın almamız nedeniyle taşınma telaşımız vardı.  Ha taşındık ha taşınacağız derken, taşınma ve yerleşme işini de bitirdik nihayet :) Anane ve babaaane Gökçe'mle ilgilenirken, koskoca evin temizliği bana düştü. Fakat, planlı ve programlı çalışmam sayesinde kısa sürede tam anlamıyla yerleştik ve ben de blogger ve sosyal medya aleminde eskisi gibi; hatta eskisinden daha da aktif bir şekilde yazmaya başlayabilirim.

Taşınma telaşımın arasına Gökçe'nin dişinin çıkması nedeniyle diş buğdayı partisini de sıkıştırmıştık, şimdilerde ise miniğimin yaklaşan doğum günü partisi için telaşım başladı :) Şimdi onunla ilgileniyorum, bunun yanısıra 2 aydır devam eden başka bir hazırlığım var ki, sormayın gitsin, deli gibi çalışıyorum :)

Bu arada sizleri de çok özledim. Yazacak, anlatacak, paylaşacak çok şey birikti. Hepsi de sırayla sizlerle paylaşılmayı bekliyor. Döndüm ve artık buralardayım ;)

Sevgiler...

3 Nisan 2014 Perşembe

Taşınıyorum...

Herkese merhaba,
Son haftalarım müthiş bir koşturmaca ile geçiyor. Hepsine birden yetişmeye çalışıyorum tabi elimden geldiğince.
Geçtiğimiz günlerde "yuva"mızı satın aldık.
Birkaç gün buralarda olamayacağım. Hepinizi öpüyorum, bi taşınıp döncem ;)
Sevgiler...


13 Haziran 2013 Perşembe

Doğum Çantam

Gebelik döneminde, doğum zamanı çok da yaklaşmadan hazır edilmesi ve kapı arkasında beklemesi gereklidir doğum çantasının.
Benim de özellikle önem verdiğim ve henüz 6 aylıkken hazırladığım çantamı, son dönemlerde burada yazdığım postumda belirttiğim gibi doğumum yaklaştığı sırada cicili-bicili süsledim ve çantam tamamen hazır olmuştu.
Doğum yapacaklara yardımcı olabilmek adına çantama koyduğum eşyaları paylaşmak istedim bugün.
Anne için:
1- Emzirme ve hareket kolaylığı olması için 2 adet önden düğmeli gecelik,
2- Terlik,
3- Hijyenik ped ve rahat iç çamaşırı ve emzirme sütyeni,
4- Göğüs ucu kremi,
5- Çorap (İhmal etmeyin, doğum sonrası çok üşüyorsunuz.)
6- Diş macunu-fırçası, tarak, deodorant, ıslak mendil,
7- Ve tamamen isteğe bağlı olarak; biraz renkli görünmek istiyorsanız bir allık, ruj vs. (Hoş, o anda ağrı-sızıdan gözünüz pek birşey görmüyor ama...)

Bebek için:
1- Hastane çıkışı seti. Ben 2 set almıştım, 5-7- ve 10 parçadan oluşan setler halinde satılıyor, geriye de size seçmesi kalıyor,
2- Battaniye (Mutlaka! Ameliyathanede olmazsa olmaz parça olarak isteniyor),
3- Çıtçıtlı body, yelek
4- Bebek bezi, pişik önleyici krem, ıslak mendil.

Ve tabii, özellikle de bebek kıyafetleri yıkanmış-ütülenmiş olsun ;)  Ben, yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi ayrıca kumaş torbalara set set hazırlayıp koyduğum için, hem şık hem de kullanımı kolay olmuştu.

Umuyorum işinize yarar bir post olmuştur, doğum yapacaklara kolaylıklar ve mutluluklar dilerim...



14 Mayıs 2013 Salı

Zaman Kanatlı Kelebek...

Hızına yetişmek de zor dolayısıyla. Miniğim doğduğundan beri bambaşka bir dönemecine girdim hayatımın. Hamileyim, şu haftadayım, aman bebeğin durumu gayet iyiymiş, sezaryen tarihi 25 Nisandı, yok yok 1 Mayıs olsun derken, bebeğim 19 Nisan sabahı bize kavuşmak istedi ve o günden bugüne neredeyse 1 ay geçti bile.
İnanılmaz bir hızla ilerliyor zaman ve ben nasıl geçtiğini anlayamadım. Tam 26 gündür ufaklığa ve yeni hayatıma alışmaya çalışıyorum. İlk günler tabii ki çok zor geçti. Uykusuzluk, yorgunluk, daha önceden nelerle karşılaşabileceğini internet ve kitaplardan okuyan ve yeni hayata hazır olduğunu zanneden benim, miniğimin gaz sancıları nedeniyle çaresiz kalışım ve sudan çıkmış balığa dönmüş halet-i ruhiyemi atlatmaya çalışıyorum şu günlerde...
Ama O'nun,  huzurla uyuduğunu, karnının doyduğunu, kucağımdaki mutlu halini, gözünü açtığında beni ve çevreyi tanımaya çalışmasını, herşeyin yolunda olduğu anları gördükçe binlerce kez şükrediyor, O'nu izlemeye doyamıyorum. Hele o mis kokusu yok mu...
Ha, bu arada tüm annelerin gününü de geç kalmış olsam da kutluyorum. Şimdi bu günün önemini çok daha net kavrayabiliyorum ve küçük meleğime beni "anne" yaptığı için bir kez de buradan teşekkür ediyorum. İyi ki doğdun, iyi ki bizimlesin miniğim...







25 Nisan 2013 Perşembe

Biz Geldik :))

Ve beklediğimiz anı en sonunda yaşadık :))

19 Nisan, sabaha karşı apar topar hastaneye gittik. Miniğim, tahminimizden de erken gelmek istedi. Biz de O'na "hoşgeldin" dedik büyük bir zevkle :))
Son günlerde miniğimle birbirimize ve yeni hayatımıza alışmaya çalışıyoruz. En kısa sürede yine buralarda olucam kızımla :))

Sevgiler...

11 Nisan 2013 Perşembe

Hastane Valizim İçin İnce Detaylar

Hazırlıklarım, elimden geldiği kadar süratle devam ediyor. Doktorumun "Valizini hazırla, her an miniğe hoş geldin diyebiliriz" cümlesinden sonra yaşadığım paniği biliyorsunuz. Evet, valizim için uzun zaman önce hazırlıklara başlamıştım ama bu haberin ardından hazırlığın ince detaylarına geçmem, kaçınılmaz oldu.

Hastane valizinin içerisinde neler olduğunu sizlerle paylaşıcam ama öncelikle valiz içerisinde, yıkanmış-ütülenmiş, misler gibi kokulu cicilerin kırış kırış olmaması ve karışmaması için nasıl bir çare bulduğumu sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikli amacım; yukarıda belirttiğim gibi karışık bir valiz içerisinden cicileri bulmaya çalışmak yerine "kıyafetleri günlük setler halinde nasıl topluca valizden çıkarabilirim" sorusuna çözüm bulmaktı. Bunun için, annecim sağolsun, hemen yardımıma koştu.
Pazardan aldığım, açık-uçuk kahve ile pembenin tonlarının geçişli bir şekilde yansıtıldığı şifon tarzında kumaşları, evde birikmiş olan inceli- kalınlı kurdelelerden kumaşa uygun renkte olanlarını anneme vererek bana bunlardan torba dikmesini rica ettim. Sağolsun canım annem de beni kırmadı ve görmüş olduğunuz güzellikleri dikip getirdi.
Bakar mısınız, hiç üşenmemiş, bir de nazar boncuklarıyla süslemiş cicilerimi :))
Hemen yıkanmış ve ütülenmiş bana ve miniğime ait giysi ve diğer cicileri torbalara koyup valize yerleştirdik.
Şimdi, valizi kurcalamadan hazır set halinde benim ve bebeğimin kıyafetlerini alıp kullanabiliriz :)
Ooooh, bu da bitti :))





8 Nisan 2013 Pazartesi

Nihayet...

Zamanın hızına yetişememenin ve üst üste yaşananların sıkışıklığının ardından toparlanıp elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak geçiyor günlerim. 2. kez girmek zorunda olduğum sınav olmasa herşey o kadar kolay olacak ve herşey planladığım gibi gelişecekti. Fakat, bazen insanlar, bazı insanların yaptıkları aptallıklar yüzünden gereksiz sıkıntı yaşayabiliyorlar ne yazık ki...
Yapacak birşey yok diyerek öncelikle sınavla ilgili hazırlıkları olduğu kadarıyla tamamlayıp daha yoğun olarak dinlenmeye ve elimden geldiği kadar bebeğim için hazırlıklara devam ediyorum şu aralar.
Miniğimin odası için aydınlatma eksiğimizi IKEA'daki bu ciciyle tamamladık. Fiyatının uygun olması ve DIY projesi yapmaya müthiş müsait olması nedeniyle tercihimiz bu lambadan yana oldu.
Zaten lambayı satın alırken ne yapacağımı kafamda çoktan tasarlamıştım bile. Eve geldiğimde ilk işim; bu ciciyi eşimle birlikte süslemek oldu. Malzemeler aşağıda; bunlar, yıllar önce sevgili Lacheen'in blogundan kazandığım stickerlar.
Aynı modelden 2'şer adet olması da işime yaradı. Çünkü, lambanın tüm yüzeyini kaplamak için gerekli olan miktar lambanın çapı ölçüsü gereği en az 8 adet olmalıydı. Fazla çeşit olması ise karışıklık yaratabilirdi. Bu nedenle, harika bir seçim oldu :)
Aydınlatma eksiğimiz kalmadı :)) Boş oturmak yok, tamamlanması gereken bir sürü eksiğimiz var. Umuyorum bu cicide olduğu gibi içime sinerek tamamlayabilirim diğerlerini de...

1 Nisan 2013 Pazartesi

Bu Aralar...

Son dönemlerde çok fazla parçaya bölünmüş durumdayım. Özellikle de gebeliğimin ilerleyen haftalarının etkisiyle eskisi kadar hareketli olamamam nedeniyle de yapmak istediğim hiçbirşeye tam olarak kanalize olamıyorum ya da herşeyi tam olarak istediğim gibi yapamıyorum maalesef...

Geçtiğimiz hafta itibariyle de doğum iznine ayrılmış bulunmaktayım. Artık, uzuuuunca bir süre ev kadını-anne modunda olacağım :)) Alışmak zor olacak ama sürecimiz bu şekilde işleyecek. Günler çok çabuk geçiyor ve miniğime kavuşmama 30 gün kaldı. Büyük bir heyecanla bekliyoruz ufaklığımızı :))

Evde yapılması gereken çok işim var, bebiş hazırlıklarımın son sürat devam etmesi gerekiyor, bir de gireceğim sınav derken bu 30 gün, geceli-gündüzlü bana yetmeyecek. Kaldı ki, bu kadar ağırlaşmışken benim özellikle dinlenmem gerekiyordu değil mi? Efenim???

Açıkçası yavaş yavaş paniklemeye başladım; çünkü artık yapmak istediğim şeylerin hiçbirini yetiştiremeyeceğim kaygım had safhada. Özellikle de bugünkü doktor randevumuzun ardından...

Ben 30 gün hesabı yaparken, bizim ufaklık, beklediğimizden erken gelebilirmiş. Doktorum, "valizin hazır olsun, bebiş gelmek isterse hoşgeldin diyeceğiz" cümlesini kurduğundan beri eşimle paniğimiz katlanmış halde şu an... Çok şükür herşey yolunda ama benim adlandıramadığım, ama aslında kasılma olan durum sayesinde bebeğimizle erken tanışma olasılığını da yaşıyoruz şimdilerde.
Elimde zaten kocaman bir yapılacaklar listesi varken ve henüz yarısını bile tamamlayamamışken, bir de bu olasılığın varlığı...

Çok karışığım ben bu aralar çooook...


29 Ocak 2013 Salı

Çok Şekerliyim...

Herkese merhaba,
Biraz önce, izleyicisi olduğum blogları uzuuun uzun okuma fırsatı buldum, kendi blogumu ve sizleri de ne kadar özlediğimi farkettim. Çok alışmışım ben sizlere...
Artık, gebeliğimin 26. haftası içerisindeyim. Yaklaşık 20 gün önce 50 ml'lik şeker yükleme testi yapıldı ve kan şekerim yüksek çıktı. Birkaç gün sonra ise bu defa 100 ml'lik şeker yüklemesi yapıldı ve sonuç; şeker oranım yine yüksek.
Acilen hastaneye yatırıldım, insülin ve diyete başlanarak kan şekeri düzeyim normal seviyeye getirilmeye çalışıldı. 1 haftanın ardından bugün taburcu oldum ve şimdi çook özlediğim evimdeyim.
Şeker düzeyim hala istediğimiz seviyede değil fakat en azından acil durum alarmı vermiyorum şimdilik :)
Biraz daha dinlenmek üzere evimde olucam. Diyet yemekleri ve insülin de en yakın arkadaşlarım :)
Şimdilik bu şekilde bir ses vereyim dedim. Bu arada, yokluğumda mesaj göndererek beni merak eden ve soran arkadaşlarıma teşekkürler.

Dipnot: Fotoğraf, internetten alıntıdır.

10 Aralık 2012 Pazartesi

Hafta Sonundan Kareler...

Herkese mutlu bir Pazartesi diliyorum :)
En sonunda geçtiğimiz hafta sonu kendimi daha enerjik ve daha az sıkıntılı hissettiğimden olsa gerek, birbissürü bişiyler yaptım. Yaptıklarımı fotoğrafladım, işte buradalar...
Öncelikle annem için dekoratif bir yastık ördüm. Bunu örmeye geçen hafta başlamıştım, detaylar daha sonra :)
Bu da miniğim için. Uyku tulumu olarak düşünüyorum, bakalım becerebilecek miyim :)
 Ve, elimdeki son şişelerden yine bir eve bereket dolsun ;)
Son olarak da kardeşimin benden istediği kutu. İçerisine deterjan ve temizlik malzemelerini koyacakmış.
İlham perisi çok feci geldi, zihnim ve ellerim durmuyor :)) Sanırım, doktorumun "2. trimester dönemi balayı dönemindir, keyfini çıkar" lafı benim hayatımda yeni yeni yer ediyor :)) Blogumda bir sürü geri dönüşüm projesi yer alacak hanımlar, takipte kalın ;)

29 Kasım 2012 Perşembe

Artık Zamanı Geldi :))

2012 yılına girmeden önce, blog sahiplerinin yeni yıldan beklentilerini içeren bir mim vardı, hatırlarsınız. Bana da o mimi sevgili Rengarenk Daphne göndermişti.O mimde, yeni yıldan beklediğim 5 şey vardı.

2012 yılım, genel olarak gayet sağlıklı ve mutlu geçti. İstemiş olduğum huzur ise yaşadığım saçma sapan bir olay yüzünden yıl içerisinde biraz sekmeye uğrasa da yine de benimleydi. Bir sürü "Bye Bye Time" yaparsam demiştim, her ne kadar bloguma pek yansıtamasam da Ağustos sonuna kadar dolu dolu gezdim :)

Sonra, günlerden birgün, çooook uzun zamandır istediğim, fakat bir türlü kısmet olmayan bir dileğimin gerçekleşmek üzere hayata geçtiğini öğrendim. Tarifi mümkün değil tabi mutluluğumun :) Dedim ki, sizlere: "Eylül'ü Hep Severdim Ama..." 

Ara ara kayboldum, ortalarda gözükmedim. Bazı konularda çok zorlandım, biraz sıkıntılar yaşadım ama içim hep kıpır kıpırdı :)) Günlerimi size Garfield eşliğinde anlatmaya çalıştım :))

Şimdi ise, ilk zamanlardaki sıkıntıların büyük bir çoğunluğunu atlatmış ve sürecin en güzel dönemlerini yaşıyorken artık sizlerle de paylaşma zamanıdır diyorum:


İçimde, 17 haftadır günbegün büyümekte olan bir miniğim var :))

Güzel dualarınızı benden ve kızımdan esirgemeyin olur mu :))

12 Ekim 2012 Cuma