Bak Bakalım Blogumda Var mı?

27 Eylül 2014 Cumartesi

Farmasi Güneş Koruyucu SPF30 ve Güneş Sonrası Losyonu

Evet, artık sonbahar yüzünü iyide iyiye göstermeye başladı buralarda ama ülkemizin öyle güzel köşeleri var ki, Kasım sonuna kadar denize girebiliyoruz. O halde neymiş; Sihirlimavi güneş ürünü yazmak için çok da geç kalmış sayılmazmış :) Farmasi'nin ilk kez denediğim güneş ürünleri hakkında yazıyorum bugün.



Güneş Koruyucu SPF30: Özellikle de ozon tabakasının delinmesi nedeniyle güneşin zararlı etkilerini çok daha fazla yaşadığımız bu yıllarda yaz-kış güneş koruyucu kullananlardanım. Ve, her 2-3 saatte bir koruyucunun cilde uygulanması gerektiğini düşünüyorum. İşte, suya dayanıklı ve hassas ciltlerin de kullanımına uygun olarak üretilen bu koruyucu, SPF30 özelliğiyle cildi güneşin zararlı etkilerinden mümkün olduğunca uzak tutmaya çalışıyor.



Farmasi'nin güneş koruyucu özellikli 5 ürününden biri olan bu koruyucu, içerisinde bulunan aloe vera sayesinde iyileştirici özellikli. E vitamini ise, hepimizin bildiği gibi cildi besleyerek nemlendirme sağlıyor.

Krem formdaki ürün, cilt tarafından kolaylıkla emiliyor ve suya dayanıklı. Kullanım öncesi-sırası ve sonrasında cildimde herhangi bir gerginlik hissetmedim, cildim hep yumuşak kaldı. Kullandığım süre boyunca güneşten ya da koruyucu kremden dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamadım.

Cilt tarafından kolaylıkla emilen, beyaz leke bırakmayan, hoş kokusu nispeten kalıcı ve suya dayanıklı bu ürünü aklınızın bir köşesine yazın derim.



Güneş Sonrası Losyon: Aslında Türk milletinin pek tercih etmediği bir üründür bu güneş sonrası ürünler. Halbuki çok gereklidir.

Krem formdaki losyon, yine aloe vera ve E vitamini içeriyor. Güneş altında ve suda geçirdiğiniz saatlerde cildinizin kaybettiği nemi kazanması ve cildi ferahlatması için gerekli olan bu ürün, yine cilt tarafından kolay emiliyor ve uygulama sonrası hemen kıyafetlerinizi giyebiliyorsunuz.


Hangi marka olursa olsun, güneş sonrası koruyucu içerikli ürün kullanı mutlaka dostlar. Yook, ben güneş-kum-deniz üçlüsünden sonra cayır cayır yanma hissini tüm gün yaşarım, bana birşey olmaz derseniz de siz bilirsiniz tabii.




Farmasi'nin, SPF15, SPF30 ve SPF50 koruma faktörlü koruyucu kremleri ve güneş sonrası losyonu ile kakao-shea butter-havuç özlü bronzlaştırıcı yağı mevcut. Dermatolojik olarak testten geçmiş ve onaylanmış ürünleri Farmasi temsilcilerinden ya da markanın kendi sayfasından satın alabilirsiniz.

*Basın ürünleridir, görüşlerim kişisel ve objektiftir.



26 Eylül 2014 Cuma

Zerafetin Adı Diva Pırlanta

Teknoloji çağında e-satış ile pırlantaya yeni bir soluk getirenlerden Diva Pırlanta, sertifikalı ve yepyeni tasarımlı ürünleriyle dikkat çekmekte. Pırlantada şıklığın yanısıra tasarımlarında zerafeti ön planda tutan marka kendini sürekli yenileyen  kolleksiyonlarını  bu şekilde hazırlamaktadır. 

Diva Pırlanta kadınların güzelliklerini ve zerafetlerini birbirinden şık takılarıyla tamamlıyor.





Fiyonk Pırlanta yüzük 430 TL


Fiyonk Pırlanta küpe 508 TL

25 Eylül 2014 Perşembe

Taze Bittiler- 47

Neredeyse Eylül bitecek, ben hala geçtiğimiz ay bitirdiğim ürünleri sizlerle paylaşmamışım. Zamanın hızına yetişmek bazen ne zor!

O halde Eylül'ü bitirmeden, taze bitenlerimi sizlerle paylaşma zamanı!


1- Andrea Foot Spa- Serinletici Ayak Jeli: Nane ve salatalık özleriyle ayakları müthiş rahatlatan bir spa ürünü. Yorgun ayacıklarınızı dinlendirmek için bu ürünü uygulayın ve keyfinize bakın. Yazısı burada.

2- Alix Avien Shine Plus Oje: 190 numaralı bu ojeyi çoook severek kullandım. Renk tonu, kuruma hızı çok başarılıydı. Bu arada küçük ambalajlarına bayılıyorum. Keşke tüm ürünler böyle küçük ambalajlarda olsa. Ne çok ürün bitiriyoruz diye sevinir dururuz biz garipler ;) Ojenin yazısını da bir zamanlar yazmışım.

3- Avon Solutions Youth Mineral Night Cream: Fena değil ürünlerden. Gündüz kremini burada tanıtmıştım, üzerinden yıllar geçmiş yazının, o yıllardan bu yana sıklıkla alır, bir başka kremle dönüşümlü olarak kullanırım. 

4- Mustela Very High Sun Protection Sun Lotion: Kızım Gökçe'nin yaz boyu kullandığı güneş koruyucu. Her dışarı çıktığımız gün, 2 saatte bir düzenli olarak kullandığımdan olsa gerek, cildinde gözle görünür herhangi bir cilt sorunu yaşamadı. İçeriğine bakınca da güvenilir bulduğum bir koruyucu. Bakınız, burada detaylıca anlatmışım.

5- Argan Kil Maskesi: Gerçekten çok severek kullandım. Kimyasal barındırmıyor, cildi temizliyor ve yumuşacık yapıyor. Çok amaçlı bu peeling maske hakkında burada yazmışım da yazmışım.

6- Oriflame Tender Care Balm with Cherry: Ah o minicik sevimlicik ambalajından, o caanım ürünü almak kolay olsaydı, neffis olacaktı. Ürün yorumlarım burada.


7- Nivea Arındırıcı Temizleme Maskesi: İndirime girdiğinde stok yapıcam. Yazısı burada.

8- Clinians Latte Solare: Bunun yazısını yazmaya fırsatım olmadı. Amacı; güneşlenme sonrası bronzluğunuzu korumak. Bu yaz, neredeyse her ay tatile çıktım. Ve tatil sonrası, mümkün olduğunca bronz kalabilmek adına bu ürünü kullandım. İyi nemlendirme özelliği, hoş kokusu, cilt tarafından kolay emilmesi nedeniyle beğendim. Fakat, bronzluğumu koruma konusunda net bir fikrim oluşmadı.

9- Revigen Dökülmelere Karşı Canlandırıcı Şampuan: İyi temizliyor, fakat çok da aman aman bir ürün bulmadım. Yazısı burada

10- ABCDerm Tanışma Seti: Miniğimin benimle birlikte "Taze Bittiler" postlarına eşlik etmesine bayılıyorum :) 3'lü minik paket içerisinde misel solüsyon, temizleme jeli ve pişik kremi bulunuyor. Misel solüsyon hakkında ayrıntılı yazım gelecek, çok beğendim. Temizleme jeli de temiz kokulu ve içerikli bir üründü. Fakat pişik kremi, biraz yetersiz gibi geldi. Başka bir marka kullanıyorum, onu çok sevdim.

En azından 1 oje bitirerek "renkli kozmetik bitirememe" sendromunu atlatmış sayılırım değil mi?

Catherine Arley ve Elite Cosmetics'ten Harika Bir Kampanya!


24 Eylül 2014 Çarşamba

Watsons Superdrug Kuru Şampuan (Dry Shampoo)

Son dönemlerde bir kuru şampuan modası almış başını gidiyor. Ben de ilk defa denediğim bu ürün hakkındaki görüşlerimi paylaşacağım sizlerle.

Kuru şampuan, watsons, dry shampoo


Watsons'ın drugstore ürünleri içerisinde yer alan bu şampuan, diğer kuru şampuanlar gibi saçlarımıza acil durum önerisi olarak sunulmuş. Özellikle saç dipleri ve saçları çabuk yağlanan kişiler için bir nevi kurtarıcı diyelim.

2 yıkama arasında saçları kötü görüntüden biraz olsun kurtararak, fazla yağı alması ürünün en önemli özelliği.

Kullanımı da çok kolay: Saçlarınıza püskürttüğünüz şampuanı, masaj yaparak saçlarınıza yediriyor, ardından şekil veriyorsunuz, hepsi bu. Güzel olansa, işe yarıyor. Doğru uygulandığında saçlardaki yağlı görüntüyü yok ederek biraz hacim kazandırıyor.



Bendeki, 50 ml.lik küçük ve sevimli ambalajında. Bu şampuanın sarışın ve kumrallara özel 2 farklı çeşidi daha var. Dilerseniz saç renginize özel 150 ml'lik daha büyük boyunu alabilirsiniz.

Sizin kullandığınız bir kuru şampuan var mı? Neler düşünüyorsunuz?

* Çekiliş hediyesidir.

22 Eylül 2014 Pazartesi

Harangvölgyi'de Müthiş Bir Deneyim!

Geçtiğimiz hafta, eşimin kuzeni evlendi. Düğününe katılmak üzere İstanbul'a gittiğimizde, sevgili Ebru ve Sibel'in etkinliğinde bizlere hediye edilen, Harangvölgyi'nin tek seanslık Biorezonans Lifting uygulamasını da yaptırmak üzere randevu aldım.


Budapeşte'nin, dünyaca ünlü Harangvölgy markasını bizlerle buluşturansa oyuncu kimliğinin yanısıra artık iş kadını da olan ve aynı zamanda marka yüzü Boglarka Csösz Talu. Boglarka, evlenip İstanbul'a yerleşince markanın distrübütörlüğünü yapmaya başlamış.



Markanın ürünleri tamamen doğal içerikli. İçerisinde herhangi bir kimyasal, petrokimyasal ve hayvansal madde kesinlikle bulundurmuyor. O kadar çevreciler ki, ürünlerin ambalajı yok, sadece kapak üzerinde ürünle ilgili bilgiler içeren ve Boglarka'nın fotoğrafının bulunduğu çok sevimli bir kağıt bulunuyor.


Butik olarak varlığını sürdüren bu merkez, herşeyden önce çok ferahlatıcı, duru ve aydınlık bir his bıraktı bende. Beyaz ve mavi ağırlıklı mobilya ve aksesuarları görünce ayrıca mutlu oldum. Mavinin huzur veren yansıması harikaydı.


Merkezde sorumlu Özge Hanım, beni gayet sıcak karşıladı, bana marka ve ürünler hakkında bilgiler verdi. İkramları da çok başarılı. Yasemin çayının sunumu çok hoştu. Suyu ise cam bardakta ikram etti, o kadar çevreci bir marka ki, bırakın naylon bardağı; kağıt bardak bile kullanmıyorlar.


Ardından, biorezonans lifting uygulaması yapılmak üzere beni odaya aldılar.


Uygulamanın amacı; hücreleri destekleyen molekülleri taze tutarak sürekli olarak cildi yenilemek ve taze tutmak. Uygulama sırasında kullanılan ürünlerse kendi bioenerjinizin kullanılmasını sağlayan bioenerji cihazı, enzim peelingi ve serum. Cihaz, ciltte biriken toksinleri atarken, enzim peelingi cildi bakıma uygun hale getiriyor. Serum ise içeriğinde bulunan kolajen ve hyalüronik asidin, cildin en derin katlarına kadar emilimini gerçekleştirerek cildinizi yeniliyor ve gençleştiriyor.

İşlem sonunda neler olacakmış, hep birlikte bakalım:
  1. Drenaj uygulaması ile ciltteki mevcut toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
  2. Hücre moleküllerinin yenilenmesine yardımcı olur.
  3. Cildinizdeki mevcut ödemlerin atılmasına katkıda bulunur.
  4. Anında lifting özelliği ile cildinizin gençleşmesini sağlar.
  5. Kırışıklıkları azaltarak, çizgileri yok eder.
  6. Cilt yüzeyindeki sarkmaları toparlar.
  7. Kaz ayaklarını gözle görülür şekilde azaltır.
  8. Gözenekleri temizler ve kan dolaşımını iyileştirir.

Bu uygulamayı Çisel hanım yaptı. Gayet temiz ve nezih bir ortamda yaptığı ve herhangi bir acı hissetmediğim (tüm göz bölgesi dahil)yüz, boyun ve dekolte bölgemde yaptığı uygulama sonunda, aynada gördüğüm halime inanamadım. Bu farkı net olarak görebilmek için uygulama önce yüzümün bir tarafına, sonra diğer tarafa yapıldı. Aşağıda göreceğiniz fotoğrafta photoshop, filtre vs kesinlikle yoktur.


Yukarıda, açıklamasını yaptığım uygulama detayları yüzümün bir tarafında uygulandıktan sonra fark, açıkça görülüyor. Tombik yanaklı zannederdim kendimi ama meğer ödem çokmuş. Burun kenarından dudak çizgisine kadar inen mimik çizgisinin çok hafiflediğini, düşük gözkapağımın yukarı doğru çıktığını, gözaltındaki çizgilerin hafiflediğini çok açık görebiliyoruz.  Ve bence en önemlisi; gıdım neredeyse yok oldu.

Zaten, uygulama sırasında gerçekten birşeylerin değişeceğini hissetmeye başlamıştım. Yüzümün bir tarafındaki işlem bittikten sonra, daha aynaya bakmadan değişimi yüzümde farkettim. Çisel hanımla bunu paylaştığımda o da beni doğruladı. Zaten fotoğrafta da görüyorsunuz.

Tek seansta bu kadar farkeden bir değişim aslında 6 seansta tamamlanıyor. 6 seans sonunda yaklaşık 1,5- 2 yıl kadar cildiniz bozulmadan, değişmeden genç, sağlıklı ve diri kalıyor. Cilt tipiniz ya da yaşınız ne olursa olsun, herkesin yaptırabileceği bir uygulama. Cerrahi müdahaleye alternatif olarak geliştirilen bu işlem, kesinlikle çok başarılı. İşlem hakkında daha detyalı bilgi ve randevu için burayı tıklayabilirsiniz.

Her hafta İstanbul'a gitmem mümkün değil. Bu nedenle ne yazık ki tek seansla yetinmek zorundayım. Özge Hanım'a, Ankara'ya da bir şube açılması konusunda çağrıda bulundum. Şimdilik sadece İstanbul'da ve bazı otellerin SPA merkezlerinde boy gösteren markanın, Ankara'da ve diğer şehirlerde de olması mükemmel olurdu.

Cilt bakımı ve kullandığımız ürünler/içerikleri hakkında detaylı bilgiye sahip olduğum, cildimizle ilgili doğru bildiğimiz yanlışları öğrendiğim, gayet sıcak ve samimi bir ortamda harika bir gün geçirdim. Yeni tanışmamıza rağmen sıcakkanlı ve konuksever tavırlarıyla beni çok mutlu eden Özge Hanım'a ve biorezonans lifting uygulamasını çok başarılı bir şekilde gerçekleştiren Çisel Hanım'a çok teşekkürler.


Harangvölgyi'nin Bağdat Caddesi'nde yer alan merkezinde sadece Biorezonans Lifting uygulaması yapılmıyor tabii. Selülit masajından epilasyona, cilt bakımından manikür-pediküre, kaş boyamadan akne tedavisine kadar birbirinden farklı onlarca çeşit uygulama sizi bekliyor. İşlemler, seans ve ücret bilgilerini buradan inceleyebilirsiniz. Özge Hanım'ın bahsettiği Lenf Drenaj Masajı da içeren "Lifting Vücut Bakımı" aklımda. Hanımlar, sadece 1 seansta kalçanız yerçekimi etkisinden kurtulsun ve kalkık olsun istemez misiniz?

Mağaza Bilgileri:
Harangvölgyi Paz. San. Tic. Ltd. Şti.
Bağdat Caddesi No: 205 Zafer Apt.
Çiftehavuzlar Kadıköy- İstanbul
Tel: 0 216 363 70 59

Markanın, kullanmakta olduğum HydroCare Cleanser'i hakkında yazdıklarım burada, işlem sırasında da uygulanan ve marka hediyesi HydroCare Serum yazısı ise en kısa sürede gelecek.


*Etkinlik hediyesidir. Görüşlerim kişisel ve objektiftir.










18 Eylül 2014 Perşembe

Güllüoğlu Osmanlı Şerbetleri Tadım Etkinliği

Geçtiğimiz ay içerisinde Fatih Bey'in daveti ve sevgili Ebru'nun organizasyonu sayesinde, Güllüoğlu'na ait "ŞifaPınarı" nın 6 çeşitten oluşan şerbetlerini tatmak üzere düzenlenen etkinlikte birçok blogger arkadaşımla birlikteydim.



Öncelikle çoook güzel sohbetler eşliğinde kahvaltılarımızı yaptık, bol bol fotoğraf çektik ve güldük eğlendik.



Etkinliğe evsahipliği yapan Fatih Bey, son derece nazik ve konuksever tavırlarıyla çok sıcak ve ilgiliydi.



Lezzetli ve bol sohbetli kahvaltının ardından Nejat Güllü ve Ömer Kaya bizlere kısa süreliğine eşlik etti. Şerbetlerin mucidi Ömer Bey, bizlere Osmanlı şerbetinin nasıl üretime başladığı, neden bu geleneksel tatlara tekrar dönüş yapıldığı konusunda bilgi verdi.



Ve hepimizin merakla beklediği an. 6 farklı çeşitle tadıma başladık.




Can-ı Cihan: Hiç şeker içermeyen, 0 kalorili, fakat bir o kadar da tatlı olan "Stevia Rebaudiana" bitkisinden üretilmiş. Kan şekerini de düzenleyen bu şerbet, özellikle şeker hastalarına öneriliyor.

Demir Hindi: Demirhindi meyvesinden elde edilen bu şerbet, cilt lekelerine ve çillere iyi geliyor. Ülser, safrakesesi rahatsızlığı olanlara öneriliyor. Ayrıca hipertansiyon ve obezite rahatsızlıklarının tedavisinde de etkili. Bileşiminde çok fazla vitamin ve mineral barındırıyor.

Gençlik Rüzgarı: Siyah üzümden yapılan şerbet sayesinde cildiniz taze ve temiz bir görünüme kavuşuyor. Ayrıca, vücuttaki fazla yağların erimesine yardımcı oluyor ve zinde hissetmenizi sağlıyor.

Hünkar Sefası: Bitki ve meyve özleriyle zenginleştirilen bu şerbet afrodizyak etkisi gösteriyor ve stresten uzaklaştırıyor.

Kızılcık: Güçlü bir antioksidan olan kızılcıktan elde edilen bu şerbet, vücut direncini artırıyor, yara ve yanıklara karşı hızlı iyileşme özelliğine sahip.

Saray Sefası: Kakule bitkisi sayesinde, mide ve bağırsak gazlarını söktürüyor, baş ve karın ağrısını geçiriyor. Tarçın ise kilo vermeye ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı.



Favorimse Kızılcık ve ardından Demirhindi şerbetleri oldu. Özellikle kızılcık, mayhoş tatları sevenler için muhteşem.


Sohbetleriyle, kahvaltısıyla çok keyifli geçen bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler...









17 Eylül 2014 Çarşamba

Gülün ışıltısı, lavantanın ferahlığı, zeytinyağının cömertliği… Provence Reçeleri ile Doğal Cilt Bakımı

Durance, Provence kadınlarının yüzyıllardır bildikleri cilt bakımı reçetelerinden esinlenerek %95 doğal içerikli cilt bakımı serileri geliştirdi.

Durance, her cilt tipinin ihtiyacına uygun arındırıcı ve nemlendirici bakım serileri sunuyor. Her serinin içeriği Provence geleneklerinden ilham alıyor, Provence’ın şifalı bitkilerinin özleri ile zenginleştiriyor.

Hassas ciltler için Antik Güller
Güney Fransa’nın en değerli güllerinden Centifolia gülü ve organik misket gülü özleri ile geliştirilmiş özel bir seri. İçeriğindeki doğal vitaminlerle hassas ciltleri yatıştırırken yaşlanma karşıtı bakım yapıyor.


Karma ciltler için Organik Lavanta
Lavanta özünün arındırıcı özelliği Provence’ta uzun yıllardır biliniyor. Grignan’da lavanta üretimi ile hikayesine başlayan Durance, organik lavanta özleri ile karma ciltlere sağlık veren bir seri sunuyor. Organik lavanta serisi, cildi arındırırken yağ-nem dengesini sağlıyor.


Kuru ciltler için Oulivo
Nyons’un organik tarım yapılan zeytinliklerinden elde edilen zeytin-yağı Provence’ın en değerli yağlarından. Durance, kuru ciltler için yoğun bakım sağlayan bir seri geliştirmek için özel olarak bu zeytin-yağını seçti. Serinin ürün çeşitlerini koruyucu zeytin yaprağı özü, yenileyici incir özü, yumuşatıcı gelincik özü ve yatıştırıcı baş özü ile zenginleştirdi. Yağ asitleri bakımından zengin, besleyici, yenileyici ve koruyucu bir bakım için Oulivo’yu öneriyor.



15 Eylül 2014 Pazartesi

Safir'in ve Pırlantanın Asil Buluşması Diva Tasarımlarında!

Bağlılığın ve sadakatin sembolü olan safir taşının  göz kamaştırıcı maviliği ve pırlantanın ışıltılı buluşması...
  
Dünyada pahalı ve değerli taşlar arasında bulunan safir ışıltısı ve aydınlık görüntüsü onu eşsiz kılar. Tarih boyunca, kutsal bir koruyucu olarak kabul edilmiş safir taşı gök yakut ve kader taşı olarak da adlandırılır. 
 
Diva tasarımlarında safir ve pırlanta bir araya getirilerek çok şık takılara hayat vermiştir. Mücevherinizin şıklığını tamamlarken asil bir görüntüye sahip olmasını arzu edenlerdenseniz Diva Safir kolleksiyonu tercihiniz olabilir..

 
 
Diva Damla Safir Pırlanta Küpe 874 TL
 
 
Diva Damla safir pırlanta yüzük 624TL

14 Eylül 2014 Pazar

Kedi Dili Ekler Pasta

Bu pazar günü, benim gibi sevdikleriyle keyif yapmak isteyenler için çok güzel bir tarif paylaşayım :)
Tarif, hem çok basit, hem de çok pratik.



Malzemeler:
1 paket kedi dili bisküvi,
1 lt süt,

1 paket toz puding,
5 yemek kaşığı şeker,
4 yemek kaşığı un,
1 paket vanilya.

Yapılışı:
Kreması: Sütün yarısına un ve şekeri ekleyin, sürekli karıştırarak pişirin. İyice koyulaştığında ocaktan alın, içerisine vanilyayı ekleyin ve iyi karıştırın. Topaklanmamasına dikkat edin.

Bisküvileri 1 kaseye döktüğünüz süt içerisine çabucak batırıp çıkararak derin bir kaba dizin. Bisküvilerin herbiri üzerine daha önce hazırladığımız kremadan koyun ve üzerlerini yine süte batırılmış bisküvilerle kapatın.

Toz pudingi de hazırlayarak soğumadan, pastanın üzerini kapatacak şekilde yayın. Dilerseniz, pastanın üzerini çeşitli süslerle, fındık, fıstık, hindistan cevizi gibi tatlarla neşelendirebilirsiniz.

Afiyet olsun...




12 Eylül 2014 Cuma

Instagram Anneleri Buluştuk

Geçtiğimiz ay, tesadüfen sevgili @fasulyedesign'in instagramdaki daveti üzerine bu güzel etkinliğe katıldım.


Etkinliği düzenleyen 3 instagram annesi @fasulyedesign, @mpkokey ve @tugbacnyrt Çukurambar Mado'da bizleri çok iyi ağırladılar.


Blogger ve/veya instagramda aktif annelerle tanıştık, sohbetler ettik. Bu arada mini mini bebek ve çocuklarla ortam çok şenlikliydi.



Bu güzel günü hazırlayanlardan sevgili Gonca ve Tuğba hanımlar...


O gün minik kızım ve katılan annelerle güzel bir gün geçirdik. İyi ki gitmişim dediğim bir organizasyondu.


Bu arada sevgili Annekaz da etkinliğe katılan anneler arasındaydı.


Bu arada bu güzel etkinliği hazırlayan arkadaşlar, gelen anneleri de eli boş göndermedi. Birbirinden güzel hediyelerle ayrıca mutlu ettiler...


Gökçe'nin başındaki toka, parti süslemeleri ve fotoğraf çerçeveleri sevgili Fasulye Design'in el emekleri, hepsi de birbirinden başarılıydı. Ayrıca blogunda ve instagram sayfasında takibinde olmanızı öneririm. Harika fikirleri ve tasarımlarıyla özel anlarınızı harika kılacak çalışmaları mevcut. Bu arada Gökçe'nin elindeki kitap hediyesi; Tudem Yayınlarına ait...


Bunlar da bize hediye edilen diğer şirin hediyeler...


Hipp, Makarna Lütfen, Doğadan ürünleri ve sevgili Tuğba'nın ellerinden denizci temalı keçe süs. Bu arada harika fotoğraflarımız, Ekvator Yapım ellerinden çıkma.


Emeği geçen herkese çok teşekkürler...


11 Eylül 2014 Perşembe

Revigen Dökülmelere Karşı Canlandırıcı Şampuan(Bayanlar İçin)

Geçtiğimiz aylarda ilk defa denediğim bir şampuan hakkında deneyimlerimi paylaşıyorum sizinle.

Kadınlara yönelik olan bu şampuan, sağlıklı saç gelişiminin sağlanabilmesi için saç derisinin bakımını yapan, dökülme karşıtı, hacim verici ve saç dayanıklılığını artıran özelliklere sahip olduğu iddiasında.



Bebek şampuanları gibi kokan ve saça uygulandığında gayet güzel temizleyen şampuanı sonuna kadar, başka şampuan kullanmadan bitirdim. Ne yazık ki, dökülme karşıtı bir ürün değil. Saçlarıma sağlıklı bir görünüm verdiği, iyi temizlediği doğru fakat yukarıda belirttiğim gibi saç dökülmesini engelleyemiyor.


Boyalı saçlar için de uygun olan bu şampuan sıklıkla kullanılabiliyor. Saç kırıklarını giderdiği de belirtilmiş ama benim böyle bir sorunum olmadığı için bu konuda yorum yapamayacağım.



Herhangi bir şampuanın bile saç dökülmesini bir boy ürünle engelleyebileceğini düşünmüyorum zaten. Saçlarımı iyi temizlemesi ve sağlıklı bir görünüm vermesi özellikleri nedeniyle yaklaşık 30,00 TL civarında olan bu şampuanı tekrar satın alma düşüncesi bana pek doğru gelmiyor.

Siz, bu şampuanı kullandınız mı, neler düşünüyorsunuz?

*Etkinlik hediyesidir.

Yazılarım E-mailinize Gelsin ;)