Bak Bakalım Blogumda Var mı?

30 Eylül 2011 Cuma

Rodos Anıları

Farkındayım, geç kalınmış bir post ama ancak sıra geliyor. Çok kısa bir süre sonra yeni bir yolculuk olacağı için hemen aradan çıkarayım dedim. Hele ki, bir de sonbahara girmişken yazın sıcak anları ve anıları ne kadar güzel hatırlatır kendini...Boool fotoğraflı post için hazır olun.
Geçtiğimiz bayram tatilini Marmaris'te geçirdiğimi hatırlıyorsunuzdur. Onunla ilgili ayrı bir post hazırlarım. Ama önce günübirlik gittiğimiz Rodos hakkında biraz bilgi ve fotoğraf paylaşayım.
Marmaristen 1 saatlik gemi yolculuğumuzun ardından şehre varıyoruz.

Eski şehre Rodos'un limana en yakın kapısı olan St. Catherine Kapısından giriyoruz.
Eski kilise kalıntıları.
Bu yolu takip ettiğinizde şehrin meydanı olan Hipokrat Meydanı'na varıyorsunuz. Nutellalı dondurma denemenizi öneririm ;)
Şehrin en ihtişamlı kapısına varıldığında fotoğraf çektirmeyeni dövüyorlar.
Ve Mandraki Limanı'na doğru yol alıyoruz. Giderseniz mutlaka görmelisiniz. Limana giriş; aşağıdan.
Murat Reis Camii.
Ve dünyanın 7. harikası Rodos Heykeli. Şu an 2 geyik bulunan sütunlarda Güneş Tanrısı Helius'un heykeli varmış. Heykel o kadar büyükmüş ki her iki sütuna heykelin ayakları basıyor ve gemiler heykelin, ayaklarının altından geçiyormuş.
Ve ben: 9 kilo vermiş, bir zamanlar giremediği şortun artık içerisinde ve tatil modunda olması nedenleriyle mutlu ben :)
Limanı gezdik, şimdi eski şehre tekrar dönüyoruz. Şövalyeler Sokağı'ndayız.


Bu sokağın sonunda Rodos'un en önemli yerleri arasında sayılan Üstadlar Sarayı'na geçilebiliyor. Ne var ki, saray tadilatta olduğu için detaylı inceleme fırsatımız olmadı.
Buradan Süleymaniye Camii'ne doğru giderken 1972'de kapatıldığını öğrendiğimiz eski Türk Okulu'nu görüyoruz.
Ve son olarak Süleymaniye Camii.
Vee caminin karşısında yer alan Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi.
Buradan, Saat Kulesini geçerek hemen paralel sokak olan Sokrates Sokağı'na dönüyoruz. Burada bol bol alışveriş yapabilir, hediye alabilir, biraz dinlenebilir ve bol bol frappe içebilirsiniz :)
Bu arada caminin hemen dibindeki güneş saatini kaçırmayın derim.
Bunları önce kim buldu da diğerimiz sahipleniyor?


Hipokrat Meydanı'ndan sevgiler :)
Sanki yeniden oraya gitmişim gibi anılarım canlandı... Eşimle keşke Rodos bizde kalsaydı diye az hayıflanmadık orada. Çoook güzel...
























29 Eylül 2011 Perşembe

Daha Işıltılı Bir Cilde Sahip Olmak İçin

Her ne kadar Ebru Şallı'dan çok hoşlanmasam da makyaj, cilt bakımı, spor ve sağlıklı yaşam adına uyguladığı ve paylaştığı ufak dipnotları başarılı buluyorum. Aşağıda, kendisinin kitabında yayınladığı ve özellikle de gece bakımı olarak uygulanmasını önerdiği bir cilt bakım maskesi tarifini veriyorum.

Malzemeler:
2 yemek kaşığı taze bezelye,
1 tatlı kaşığı üzüm pekmezi,
Yarım yumurta akı,
1 tatlı kaşığı zeytinyağı,
1 çay kaşığı buğday unu.

Uygulama için; bezelyeyi robotta ezip diğer tüm malzemeyi ekleyin ve macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Özellikle de gece yatmadan önce uygulayın, yüzünüzde 20 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayın. Maskenin, haftada bir kez uygulanması öneriliyor.

Dipnot: Fotoğraf, internetten alıntıdır.

28 Eylül 2011 Çarşamba

Blogumun 1. Yılı Kutlaması

25 Ekim 2010 tarihinde girdiğim blogger aleminde arzı endam edeli neredeyse 1 yıl oluyor. Birçok blogger arkadaş tanıdım, iyi arkadaşlıklar ve hatta dostluklar kuruyorum, bildiklerimi paylaşıyor, bilmediklerimi öğreniyorum. Her sabah büyük bir keyifle bloguma giriyor, kim neler yapmış büyük bir keyifle okuyor, hergün paylaşım adına post hazırlamaktan müthiş haz duyuyorum. Beni yalnız bırakmadığınız için sonsuz teşekkürlerimle, 1. yılımızı yine hep birlikte kutlayalım istedim. Çamsakızı çoban armağanı bişiyler hazırladım.
Armağanlarım:
1- Çanta,
2- Clean Rose Saç Şekillendirici,
3- Kompakt Ayna,
4-Avon Full Mascara,
5-Avon Ayak İçin Solüsyon,
6- Color Me oje,
7- Gabrini Diamond serisinden D57 sarı oje,
8- Flormar True Color serisinden tekli göz farı.

Tüm bunları 1 kişinin kazanacağı çekilişimde yapmanız gerekenler ise; 25 Ekim'e kadar;
1- Blogumun ve satış blogumun  izleyicisi olun,
2- Çekilişimi blogunuzda ya da facebook hesabınızda duyurun,
3- Bu postun altına yorumunuzu, duyuru linkinizi ve mail adresinizi gönderin,

Adsız yorumları kesinlikle kabul etmiyorum, 25 Ekim 2011- 00:00'da çekilişi sonlandırıyorum.
Hepinize teşekkürler...

27 Eylül 2011 Salı

İncir Reçeli

Hafta sonu hasta yatağımda izlediğim, filmlerin vazgeçilmez konusu "aşk" ın farklı bir anlatımına sahip, iyi oyunculuklar, replikler, müzikler, kostümlerle bezeli, izlemesi gayet keyifli, çekimiyse gayet başarılı; hatta bence her anlamda başarılı bir film. Yanlış hatırlamıyorsam bu yılın başında vizyona girdi fakat izlenmediği için vizyondan kaldırılmıştı. DVD'sinin piyasaya girmesinin ardından film ilgi çekti ve Ağustos ayında tekrar vizyona girdi.
DVD'sini bulun, buluşturun, izleyin. "İncir Reçeli güzeldir"  ;)
Dipnot: Afiş, internetten alıntıdır.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Loreal Lash Architect Mascara 4D

Loreal'in "Manyetik Bakışlar Yaratın" sloganıyla Türkiye'de satışa henüz sürdüğü bu maskarayı İspanya gezimde aldığımı, takipçilerim bilirler. Yaklaşık 1 aydır da bu ürünü kullanıyorum ve bu tanıtımda geç bile kaldığımı düşünüyorum.

Aşağıda görmüş olduğunuz fotoğrafta, yorgun, bitkin, hasta ben varım. O yüzden bu nahoş fotolar için şimdiden özür. Siz rimelin mucizevi etkisini görün yeter ;)
Bu, rimelsiz kirpiklerim.
Bu, da tek kat rimel sürülmüş kirpiklerim. 
2. kat 
3. katta kirpiklerim iyice uzadı, dolgunlaştı ve hacim kazandı. 
4 kat uygulama sonrası hakikaten takma kirpik kullanmaya gerek kalmadığının ispatı. Uzun, kıvrık, hacimli, dolgun ve de gayet belirgin kirpiklere sahip oldum. 

Ve işte bu da mucizevi etkiyi yaratan rimelim. Sanırım uzun süre bundan vazgeçmem. Keşke stoklasaymışım. 11,75 Euroya bedava değil mi?

23 Eylül 2011 Cuma

Müthiş Bir Saç Bakımı Önerisi

Bu esansı asıl kullanma amacım; özellikle mevsim geçişlerinde karşılaştığımız saç dökülmesi sorunu. Aktardan aldığım bu esanstan, 400 ml' lik şampuanımın içine 2 kapak döktüm. Her yıkama öncesi şişeyi iyice çalkalayıp kullanıyorum.
Yaklaşık 3 haftadır yaptığım bu uygulamanın ardından saç dökülmesi sorunuma çare bulmamın yanısıra saçlarım inanılmaz derecede güçlendi, ayrıca müthiş derecede parlak bir görünüme kavuştu. Henüz gözle görülür bir farklılık yaşamadım henüz, ama internetten yaptığım araştırmalarım sırasında bu esansın saçları çok kısa sürede uzattığını, güçlendirdiğini ve ayrıca kepek oluşumunu önlediğini öğrendim.

Büyük bir keyifle  esansı kullanmaya devam edicem. Bu zamana kadar herhangi bir eksisini görmedim. Bazı kullanıcılar, esansın saçlarını kuruttuğunu yazmışlar ama ben şampuan sonrası mutlaka saç kremi kullandığım için bu negatif etkisini de yaşamadım. Saçı geç uzayanlara, dökülenlere, kepek sorunu olanlara, mat ve donuk görünümlü saça sahip olanlara tavsiyemdir ;)

22 Eylül 2011 Perşembe

Hello Kitty Cherry Glossy Lip Balm

Blogumu ve sizleri çooook özledim. Birkaç gündür müthiş yoğun bir şekilde çalışmaktayım ama aklımın bir köşesinde de hep blogum ve sizler varsınız. Kimler ne yapmış, blogum ne durumda, ne var ne yok hep bir merak içerisindeyim. Blogger müthiş derecede bağımlılık yaptı bende. Neyse, şu birkaç günü atlatalım bakalım da eski günlerime dönebilecek miyim görelim? Bu süre zarfında sizler beni yalnız bırakmazsınız değil mi?

Sizlere burada İspanya'ya yaptığım gezi sırasında aldığım cicileri fotoğraflamıştım. Onlar içerisinde sonbaharın kendini hissettirmeye başladığı şu günlerde sıklıkla kullandığım ve memnun kaldığım bu ciciden bahsetmek istiyorum.

İşte sizlere minicik küçücük sempatik kutusunda missler gibi kiraz kokulu lip balmım. Şeffaf görünümlü ama kutusunda kırmızı renkli gibi duran, şeker mi şeker bir dudak koruyucu.


Yazın kavurucu sıcaklarından ve güneşten kurumaya yüz tutmuş dudaklarım için ilaç gibi bir ürün oldu balm. Yukarıda da bahsettiğim gibi son günlerde dudak bakımımı bununla yapıyorum. Dudağıma sürdükten sonra rahatsız edici bir tadı ve kokusu olmadığını gördüm. Ruj kullanmadığımda; özellikle de akşamları bu balmı sık sık dudaklarıma uyguluyorum gayet başarılı.

19 Eylül 2011 Pazartesi

Emily Dudak Kalemlerim

Bunları alalı çok oldu ama tanıtım için ancak sıra geldi. Zaten elimde çok fazla ürünüm var tanıtmam gereken. Sırayla diyorum ve dudak kalemleri hakkında düşüncelerimi yazmaya başlıyorum.
Aslında her zaman gözümüzün önünde olan ama görmezden geldiğimiz bir marka Emily. All About İlknur'da 202 numarasının tanıtımını gördükten sonra tesadüfen Rossman'da hem de 1,25 TL gibi bir fiyata satın almıştım.
Soldaki 202, diğeri de 211 numaralı olan. 
Sürümü ve kıvamı yumuşacık, rengini çok iyi veriyor, ayrıca renk tonları da gayet başarılı. Ayrıca, uzun süre de dudakta kalıyor. Zaten bunları gördükten sonra bir de göz kalemlerine dadandım. (Allah sonumu hayır etsin.)

17 Eylül 2011 Cumartesi

Eveline Satin Feet- Ayak Kremi

Yaz aylarında maalesef ki el ve ayaklarımın terlemesine engel olamıyorum. Bununla ilgili çeşit çeşit kremler, terlemeyi ve ter kokusunu önleyen ilaçlar vsvsvsvs bir sürü ürün kullandım ama şimdi tanıtacağım krem kadar başarılısını görmedim. En sonunda ayak bakımım sırasında gözüm kapalı güvenebileceğim ürünü buldum.
Sürdüğünüz andan itibaren ayaklarınızda bir rahatlama, ayrıca müthiş bir ferahlık hissediyorsunuz. Ayrıca kremi, inanılmaz bir hızda emiyor ayağınız. Misler gibi tarçın kokusuyla ayağım hem rahatlıyor, hem terlemiyor, terlemiş olsa bile koku asla olmuyor.
Yalnız, bu kremi Dore kataloğundan değil; parfümeriden temin ettim. Dore de satıyor ama ürün satışı yapan temsilci tanımıyorum. Bitsin, kesinlikle yenisini alırım.

16 Eylül 2011 Cuma

Gabrini Diamond- D 66

Gabrini'nin Diamonda serisi içerisinde daha önce favorilerimden olduğunu belirttiğim D66 numaralı oje karşınızda.
Yukarıdaki fotoğrafta işaret parmağımda tek kat, yanındakinde 2 kat ve son olarak da yüzük parmağımda 3 kat sürülmüş halini görüyorsunuz. İnanılmaz hızlı kurudu, kıvamı da iyi ayarlanmış, sadece fırçasıyla sürerken biraz zorlandım. Belki sadece bu şişeye özeldir, diğerlerini de denedikçe gösteririm. 
Tonuna bayıldım. Ayrıca tırnaklarımın gerçekten de ışıl ışıl gözükmesi çoook hoşuma gitti.

Göz Kalemlerim

Bu aralar gözlerimde ve kaşlarımda sıklıkla kullandığım kalemler bunlar. Siyah olanı Loreal, diğeri de katalogla satış yapan "Dore" markasının bir ürünü olan İsabelle Dupont.
Her ikisini de severek kullanıyorum. Akma, bulaşma derdim yok, her ikisinin de uçları yumuşak, ayrıca uzun süre de kalıcılar. Renk tonları da aşağıda. 
E daha ne olsun?

Yazılarım E-mailinize Gelsin ;)