Bak Bakalım Blogumda Var mı?

28 Şubat 2011 Pazartesi

Far Bazı Niyetine

Sevgili makyaj gurularının bloglarını okuya okuya makyaj ve tekniklerindeki eksikliklerimi görüyor, yapmam ve yapmamam gerekenleri öğreniyorum :)) Son dönemlerde de far bazı hakkında bayağı yazı ve yorum okudum. Bunun sonucunda da iyi bir marka arayışına giriştim. Özellikle de sevgili makyaj çantam'ın önerilerini dikkate aldığım için mac, inglot ve maybelline'nin far bazlarını, yazımda sıraladığım 1,2,3 sıralamasında araştırmaya başladım, bu arada yine makyaj çantam'ın bir tarihte postunun birinde "far bazı yerine evdeki krem farları da kullanabilirsiniz" önerisini okur okumaz, aklıma evdeki avon'un color trend serisinde yer alan 4'lü krem farlar aklıma geldi. Eve gider gitmez denedim. Sonuç mu? :)) Artık benim de far bazım var ;) Hem far bazı için ekstra bir ödeme yapmama gerek yok, hem de elimdeki bir ürünü bu şekilde kullanarak bitirmiş olacağım.
Üstte solda sadece far var, sağda ise makyaj çantam'ın önerisi olan altta far bazı niyetine kullandığım krem far ve üzerinde normal far.

Bu da far sürümünün üzerinden 1 saat geçtikten sonra farların hali. (Flaşsız çekim)

Bu da, far bazı niyetine kullandığım krem far. Ama Avon, bu ürünü satıştan kaldırdı.

Dipnot: Bu postu yayınladığım tarihten bugüne kadar(02.03.2011) hergün bu farı baz niyetine kullandım. Müthiş bir performans sergiliyor. Gözümdeki farın akması, bozulması, renginin kaybolması gibi şeyler yok artık göz makyajımda. Teşekkürler MakyajÇantam ;)

15 Şubat 2011 Salı

Eventone Fade Cream Nedir, Ne İşe Yarar?

Geçenlerde kozmetik alışverişi yaptığım mağazada görevli bayan poşete aşağıdaki numuneleri koymuş.
Numuneleri eve geldiğimde farkettiğim için ne işe yaradığını, nerede ne zaman kullanmam gerektiğini internetten buldum.
Cildi koyu lekelerden arındıran ve cildin ışıltılı olmasını sağlayan, çillerin yok olmasına, hamilelik ve güneş lekelerinin azalmasına yardımcı olan bir cilt bakım ürünüymüş. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez kullanılması gerekiyormuş.
Leke arındırıcı özelliğini okuduğumda ben de güneş lekelerimden kurtulmama yardımcı olur mu düşüncesiyle denemeye karar verdim.  
Paketi açtığımda kremin kesik yoğurt kıvamında olduğunu gördüm. Acaba son kullanma tarihi mi geçmiştir diye paketin sağına soluna baktım, ı-ıh, değil.
Kremi yüzüme sürdüm, nemlendirici ya da yumuşatıcı bir özelliği yok, hatta sürdükten bir süre sonra cildimde hafif kuruluk bile hissettim. Ayrıca kremi sürdüğüm parmaklarım bildiğiniz soğan kokuyordu. Evet evet, hani soğanı soyarsınız da elinizde kalan kokusunun aynısı.
1 paketi sabah ve akşam olmak üzere 1 günde bitirdim ve bu özellikleri nedeniyle diğerlerini henüz kullanmadım.
Cilt bakımı ve makyaj gurusu arkadaşlar bana yardımcı olabilir misiniz, ne menem birşeydir bu?

Sevgililer Günü

Bir gün değil; her gününüz sevgilinizle ve sevginizle geçsin...

14 Şubat 2011 Pazartesi

Hafta Sonu Kaçamağı

Sezonu Abant'la açtık. Zaten eşim de uzun zamandır gitmek istiyordu, Sevgililer Gününü de erken kutlayalım, değişiklik olsun dedik, vurduk kendimizi yola.
Göl nerede? Donmuş. Ağaçtan itibaren ötesi göl ama karla kaplı şu anda.
Gölde biz.

Bedenimizden oluşan kalbimiz :)

Köpekcik topla oynarken. O kadar sevimliydi ki...

Başka bir köpeği severken. Gözlerini kapatmış, mayışmış bir vaziyette :)

"Prens" Huysuz çıktı. Koşmak ister durur. Seyis ne kadar sakinleştirmeye çalıştıysa o da o kadar özgür olmak istiyordu.

Çayla karın üzerine kalp yaparken. O arada "Çayımın Şekeri" şarkısını söyledim durdum :))

A değil o; R

Yöresel Ürün satışı yapan küçük bir çarşıdan.



El yapımı ahşap, biz yaptık diyen afacanlara duyurulur: Ürünler Çin malı efenim.

Abant'ı zaten hepimiz biliyoruz, o yüzden manzara fotoğrafı koymak istemedim.

11 Şubat 2011 Cuma

Sevimli Kutularım

Malzeme bol olunca kozmetik çekmecelerim darmadağındı. Uzun zamandır bu çekmeceleri düzene koymak için ne yapabilirim düşüncesindeyken cicili bicili kutu yapmanın kendim için faydalı olacağını düşündüm ve başladım kutu bakınmaya. Önce eşimin bioxin kutusu ve ardından bana gelen bir hediyenin kutusunu gözüme kestirdim. Kutuları, şu bildiğimiz dc-fix kağıtlarla kapladım. Şirin, sevimli, sempatik birşey oldular.




Üsttekinde rujlar olacak, alttaki de görüldüğü üzere oje kutum oldu.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Ellerime Kuvvet

Efendım, bu görmüş olduğunuz henüz yapım aşamasındaki panço, turuncu renk olanı kayınvalidem tarafından görüldükten sonra "Ben buna bayıldım, bir tane bana örer misin, giyelim ana-kız?" sorusu üzerine hayırlı evlat modunda Ankara'ya döndükten sonra ip alınarak başlanan, 4. yumak bitmek üzereyken sökülen, ardından oflaya puflaya yeni baştan örmeye başlanılan, bittiğinde panço olacak cicidir. Ne kadar zoruma gittiğini tahmin edersiniz diye düşünüyorum. Sökme nedenim mi? Devam etseymişim panço değil; battaniye olacakmış, annem öyle söylüyor. E ben bunu yıllar önce örmüşüm, daha önce ördüğümün de ip kalınlığı farklıymış, eskisi baz alınıp ona göre ilmek atılınca olmamış. Örgünün son hali bu(Nasıl da azimliyim bakar mısınız?)
Haydi bakalım ellerime kuvvet, 10 gün sonra Kocaeli'nde paket içerisinde olasın inşallah...

Bu Güzellik Artık Benim

Son zamanlarda çeşitli firmaların yapmış oldukları indirim kervanına Flo da katıldı. (Yahu bu indirimleri sağır sultan bile duydu, kime sesleniyorsun? :))  )
Ben ise uzun zamandır takipte olduğum şu güzelliğin peşindeydim. Vee beklenen son: Bu güzellik artık benim :))

8 Şubat 2011 Salı

Aşk Tesadüfleri Sever

Çooook uzun zamandır bu kadar güzel, bu kadar etkileyici, bu kadar çarpıcı ve bir o kadar da sarsıcı bir film izlememiştim. 2 gencin doğumlarından itibaren kesişen yolları ancak bir sergiyle birlikte farkındalık yaratıyor. Özgür ve Deniz'in birbirleri için yaratılış öyküleri izleyeni derinden sarsıyor. Bu film için söylenecek çok şey var ama izledikten sonra söz bitiyor; geriye de sadece çok şey anlatan derin bir sessizlik kalıyor.
Önce lay lay lom bir modda izlersiniz filmi. Malum ya aşk anlatılıyor, komik, heyecanlı...Ardından film sizi yavaş yavaş içine alıyor. Öyle ki, sadece arkanıza yaslanıyorsunuz, elinizdeki mısır kutusunu bir yerlere bırakıyorsunuz, filmin sizi kavramasını ve içinde barındırmasını, bir duygudan öteki duyguya geçişlerle beraber yaşamaya başlıyorsunuz. Olay örgüsü ve kurgu o kadar güzel kurulmuş ki, siz filmin herhangi bir yerinde kalmıyor; filmin götürdüğü yere, filmle birlikte gidiyorsunuz. Duygu yoğunluğu ve geçişler o kadar güzel verilmiş ki, herhangi bir yere saplanmıyor; hepsine eyvallah diyorsunuz. Müzikler(başlangıçtaki Müslüm Gürses hariç) o kadar güzel yedirilmiş ki, o sahneyle uyumuna hayran kalıyor "buraya da ancak bu şarkı yakışırdı"yı düşünüyorsunuz. Kahramanların hepsi de (anne, baba, dede, arkadaşlar ve diğerleri) o kadar canlı ve o kadar gerçek ki, "işte benim annem, babam, dedem vsvsvs" kelimeleri geçiyor beyninizden...
Emeği geçen herkesin ellerine ve yüreklerine sağlık. "Babam ve Oğlum" filminden sonra izlediğim ajitasyondan uzak, en yürekli ve en sarsıcı filmdi...

Dipnot: Afiş, internetten alıntıdır.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Tatlı Badem Yağı

Kimyasal maddelerin zararları ortaya çıktıkça ve insanlar bunu farkettikçe doğaya yönelim hızla artıyor. Özellikle de son 3-4 yıldır hanımların uğrak yeri oldu aktarlar. Ben de öğrendiğim ve aklıma yatan bazı kür ve reçeteleri uygulamaya çalışıyorum.
Bunlardan biri de tatlı badem yağı. Bu yağ, özellikle kış aylarında çatlayan ve bozulan cilt, saç, kaş ve kirpik uzama ve gürleşmesi, makyaj temizliği ve hamilelikte karın bölgesinde oluşması muhtemel çatlamayı engellemek için kullanılıyor.
Bense özellikle seyrek kaşlarımı güçlendirmek ve kaş olmayan bölgelerde kaş çıkmasını sağlamak amacıyla kullanıyorum.

Kullanmaya başlayalı henüz 1,5 ay oldu. Kaş çıkmasını sağlamak için ne kadar süre gerekir bilemiyorum ama sürüldüğü yerdeki hücreleri canlandırdığı için olsa gerek, varolan kaşlarımın güçlenmeye başladığını söyleyemeliyim.

Siz badem yağını hangi amaçla kullanıyorsunuz? Peki kaşlarınızı güçlendirmek ve kaş çıkmasını sağlamak için neler yapıyorsunuz?

Kağıt Havlu Rulosu Deyip Geçmeyin

Bu kadar sade ama şık; aynı zamanda da gösterişli gözükeceğini ben de tahmin etmiyordum. Bu siteden esinlenerek ben de kendimce birşeyler yapmaya çalıştım. Yapım aşaması biraz uzun sürdü, çünkü rulo biriktirmek, kesmek, birleştirmek ve boyamak zaman alıyor. Bu güzelliği yapmak için öncelikle, hepimizin evlerinde kullandığı kağıt havlu rulolarını cetvel yardımıyla 1'er cm. aralıklarla kestim

Daha sonra, her bir yaprağı zamkla yapıştırarak çiçek haline getirdim ve istediğim şekli verdim.

Şekli tamamladıktan sonra sprey boya yardımıyla önce bir yüzünü, 1-2 gün içerisinde kuruduktan iyice emin olduktan sonra da diğer yüzünü  boyadım.  

Ve son olarak da duvarımıza 3 küçük çivi yardımıyla sabitleştirdim.


Nasıl olmuş???

Dipnot: Dilerseniz böyle bir şekil de yapabilirsiniz. Bu, benim yapım aşamasındayken çektiğim bir fotoğraf...

2 Şubat 2011 Çarşamba

Suna Dumankaya'dan Güçlü Tırnaklar İçin:

1. Öneri:
1 bardak sıcak su, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, yarım limon suyu.
Tüm malzemeleri karıştırıp tırnaklarınıza sürün, bir süre bekleyin.

2. Öneri:
1 tas sıcak su, 1 tutam adaçayı, 5 damla okaliptus yağı.
Tüm malzemeleri karıştırın, tırnaklarınızı 15 dakika kadar bu karışımda bekletin.

Dipnot: Bunları ben henüz denemedim, çünkü bu durum çok nadir başıma gelir. Bu konuda her iki kürden de deneyen olduysa fikirlerini alalım. Ve tabii ki varsa başka önerilerini de ;)

Dipnot-2: Fotoğraf internetten alıntıdır.

Misss Gibi Köpüklü Türk Kahvesi İsteyen?

Dün akşam annem bizdeydi. Biraz oturduk, yemek yedik, sohbet-muhabbet falan. Kendisi bayılır Türk Kahvesine ama yüksek tansiyonu olduğundan içemiyor maalesef, çarpıntı yapıyormuş. Yine de ara sıra kaçamak yapıyor böyle...
Dün akşam ben de ona, belki etkilenmez diye değişik bir Türk Kahvesi yaptım.
Bir blogda görmüştüm bunu ama maalesef hangisi olduğunu hatırlayamıyorum şu an, üzgünüm. Diğer Türk kahvelerinden farkı; su değil sütle hazırlanması. Hem mis gibi oldu, hem de gayet köpüklüydü.(Laf aramızda, suyla olan kahveyi de çok güzel yaparım, hiç affetmem.) Annem çooook sevdi, bence bir deneyin ;)

1 Şubat 2011 Salı

Taze Bittiler-4

Ben size dememiş miydim, taze bittiler sayesinde stoklarımı eritmeye başladım, ürün kullanma sıklığım düzene girdi, bu sayede alacağım yeni cicilere yer açılacak diye? İşte "Taze Bittiler" postunun dördüncüsünü yayınlıyorum. Mutluyum, gururluyum :))

1-Komili Duş Jeli: Orkide ve Vanilya özlü olan bu duş jeli de kalıcı ve buram buram kokulu değil. Ama cildimi kurutmadığını söylemeliyim.
2-Rare Gold EDP: Bu, Avon'dan aldığım ve benim mutlaka kenarımda köşemde bulunması gereken parfümüm. Kokusu tropikal çiçek kokusu tenimle uyumlu; ayrıca saatlerce de kalıcı. Kış için vazgeçilmezlerimden...
3-Planet Spa Vücut İçin Çamur Maskesi: Bu da Avon'un bir ürünü. Açıkçası çok memnun kalmadığım konusunda fikrim yok, çünkü düzenli olarak kullanmadım. Bir de bu tarz ürünler daha çok yazın kullanılmalı. Kışın tüm vücuda sürüp de bilmem kaç dakika beklemek pek akıl işi değil bana göre.
4-Avon Solutions Ageless Results Gece Kremi: Avon'un cilt bakımı ve kremleriyle aram pek hoş olmasa da bir de buna şans vereyim düşüncesiyle aldığım krem. Vaadi, cildi sıkılaştırarak ince çizgi görünümleriyle mücadele etmek. Bu kremin performansını iyi bulduğumu söylemeliyim. Ancak, tabii ki çok çok daha iyileri var. Uygun fiyatlı, günü kurtaracak kremler arıyorsanız bu krem sizin için ideal.
5-Avon Care Gliserinli El Kremi: Uzun yıllardır kullandığım el kremim. Bittikçe yenisini alırım, ayrıca fiyatı da çok çok uygun.
6-Avon Lenghts Mascara: Aaahh, ah diyorum başka birşey demiyorum. Kirpiklerimi ok ok eyleyen, dolgun gösteren, gözlerimi daha da açığa çıkarmasını bilen bu rimeli neden satıştan kaldırırsın bre Avon? Bitmesin diye gözünün içine baktım ama bitti :((
7-Eveline Tonik: Bu toniğin de performansı yüksek. Cildi gayet güzel temizliyor, gözenekleri açıyor, mis gibi de kokuyor. E daha ne olsun?
8-Avon Boyalı Saçlar İçin Şampuan: Gayet başarılı bir şampuan. Saçın rengini koruyor, kullandığınız andan itibaren saçı yumuşacık yapıyor ve gayet de iyi temizliyor. Bunun bir de saç kremi var ama sadece şampuan kullanmanız bile yetiyor bence. Bu şampuann ambalajı değişti ve şimdi sadece 250 ve 400 gramlık ambalaşjlarda satılıyor.

Yazılarım E-mailinize Gelsin ;)